2 results listed
Edebî eserler içerisinde özellikle şiirler, içerisinde doğdukları dönemin
düşünce ve duygu dünyasından ‘edebî akım’lar marifetiyle etkilenir. Şiirin
hem içeriğini hem tekniğini etkileyen akımlardan biri olan sembolizm XIX
asrın sonunda Avrupa’da ortaya çıkar. Kendisinden önce gerçeği duyuların
ve tecrübenin sınırlarına indirgeyen realizm ve natüralizme tepki olarak
Aydınlanma döneminin de etkisiyle doğan sembolizm Avrupa dışında da
etkili olur. Modern Kazak edebiyatının kurucu isimlerinden Cumabayulı Rus edebiyatı üzerinden tanıdığı sembolizm akımını özellikle son dönemde yazdığı şiirlerinde yaygın sembolistlerinden etkilenen Cumabayulı, sembolizmi gerçeğe sırtını dönmek için kullanmaz. Zengin telkin ve çağrışım imkânlarıyla semboller onun
şiirinde gerçeğin okuyucu tarafından tüm boyutlarıyla hissedilmesini sağlar.
Şairin I. Dünya savaşı sırasında yazdığı ‘Künşığıs’ başlıklı şiirinin merkezinde
yer alan iki sembolden biri olan ‘Doğu’ sadece bir yön adı olarak kullanılmaz.
Bu kavram, şair tarafından kelime manasının dışında özgün bir içerikle
yeniden inşa edilerek sembolleştirilir. Doğu; şiirde kişileştirilerek bir
tutumun, duruşun, kültürün, düşüncenin temsilcisi hâline getirilir. Şiirde Batı
ile temsil edilen ve dünyayı kana bulayan tüm kötülük odaklarına karşılık
Doğu, bu kötülük odaklarının bile iyiliği için çaba gösteren tabiatı
bakımından iyi olan bir medeniyettir. Mağcan, Rus mezalimi altındaki Kazak halkının derdi kadar, bütün dünyayı kasıp kavuran sömürgeci anlayışı Batı sembolü ile gözler önüne sererken çarenin de tarihi ve kültürü bakımından zulüm ve sömürüye hiç tevessül etmeyen Doğunun yeniden ayağa kalkması olduğuna işaret eder. Tekniği ve içeriği yönüyle Kazak şiirinin modern örneklerinden biri olan ‘Künşığıs’
şiirinde şair, çevresinde olup bitenlere karşı insanî ve millî bir tutum
içerisindedir.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Yılmaz BACAKLI
Toplum veya bireyler aracılığı ile bir gelenek dâhilinde sanat amacı güderek estetik bir biçimde
üretilen ürünlerin parçası olan Davul ve Zurna kültürü belki de en etkili olarak Kastamonu ve
Karabük illerinde varlığını göstermiştir. Toplum içerisinde düğünlerde, mehter takımlarında,
ramazan aylarında, şenliklerde, festivallerde, siyasi liderlerinin ve yöneticilerinin pek çoğunun
davet edilmesinde ve karşılanmasında, halkoyunlarının ve hatta bu oyunların içerisinde
vazgeçilmezlerden olan köçek takımlarının sergilediği oyunların icrasında ve Anadolu
coğrafyasının hemen hemen her köşesinde kullanılmaktadır. Bu çalışma ile kültür aktarıcıları
konumunda olan davul –zurna ve köçek ekiplerinden bazılarının yöre kültürüne olan katkıları
hakkında bilgi verilecektir. Çalışmanın verilerinin elde edilmesinde doküman tarama yöntemi ve
kişisel görüşme yöntemleri kullanılmıştır. Bu çalışma değerlerin yaşatılıp sahip çıkılması
bakımından kayda değerdir. Sonuç olarak bu coğrafyadaki icracıların yöre tanıtımına katkısını
sağlamak bu kültürel kodları taşıyan sanatkârları gün yüzüne çıkarmak ve bu bağlamda bilimsel
çalışmalar yapmak kültürün yaşatılması bakımından önemlidir.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Enver KAPAĞAN
Mustafa KUNDAKÇI
Yılmaz BACAKLI
Can DOĞAN